14 Şubat 2012 Salı

Eskiden Bu İşlerin Bir Adabı Var mıydı?



Ambiyans muhteşem, elinde servis tabaklarıyla garsonlar; fonda ritm niyetine "cıs-tak, cıp-cıs-tak"; zakirler arada kendilerini kaptırıp sağ-sol yerine horoz gibi ileri-geri kafa sallıyorlar...

Allahu ekber woohooo!

2:30'da ortadaki muhterem, solundakine soruyor: "abi ne yapıyoruz biz böyle?"
2:45'de beriki cevap veriyor: "sentez abi, sentez; işine bak sen."

14 Ocak 2010 Perşembe

Mercan Meselesine Ek


Üstad Nezih Uzel, enfes bir tesbit yapmış; üstüne laf eden Mercan konserine disk olsun:


"Eski insanlar Mesnevi’ye uyarak yaşamışlar, şimdikiler yaşadıklarına göre Mesnevi uyduruyorlar"

26 Kasım 2009 Perşembe

Dünyaca Ünlü Mevlüthan

Başlıktaki herze, Hürriyet Gazetesi'ne ait; bir haber cümlesi. Orijinali şurada. Bizi ilgilendiren kısmı ise şöyle:

...Programın sonunda "Dünyaca Ünlü Mevlüthan" olarak tanınan Mevlüthan Sami Özer de Şakirin Camii'nde ilahi okudu...

"Mevlüthan"... Yani "mevlüt" okuyan... Ama ne okuduğunu bilmeyen!

Mevlüt'müş... Yok, Hüsamettin!

Bir de tabii, "dünyaca ünlü" kısmı var ki, meselenin anahtarı.. Tamlamanın başına yerleştirilince ortadaki sıfat buharlaşıyor.

Yürü be Sami..


9 Kasım 2009 Pazartesi

Mercan Meselesi





Bu Mercan meselesinin iki sinir bozucu boyutu var; Behey Dürzü Eşiği misali, herif hakkında konuşmaya başladığınız anda çıkarıp masanın üzerine koyuveriyor birileri.


Bunlardan biri, herifin saçı, sakalı, kulağı, küpesi, boynuzu vesairesi..
"bana ne herifin kılığından, kıyafetinden" diyerek işin içinden sıyrılıyorum müsâdenizle; istediğini giyer, bana ne!

İkinci mekanizma da genellikle
"ama tanımıyorsunuz, bir tanısanız, o kadar mütevâzî ki, hem ben neyzen değilim der hep" şeklinde harekete geçiyor.
Şimdi, Google'a
"mercan hede hödö" yazıp grafik tarama yapıyorum; karşıma "tevâzu" kelimesinin 77 lisanda yazılışı çıksa, "tamam ulan tamam" diyeceğim, "mütevâzîsin"..
Heyhat, kanat takmış, kuyruk çıkarmış, bir boynuzu eksik (onu da başkası yaptı, Allah tevâzusunu arttırsın) bir takım semâzen figürleri çıkıyor ki; bu adam mütevâzîyse ben de Mihail Gorbaçov'um..


Aşağı-yukarı 800 senedir gram değişmeden bugüne gelmiş bir geleneği, abuk-sabuk şekillere sokma hakkını bu herife kim, ne zamân verdi? Mesele budur.


20 Ağustos 2009 Perşembe

Huylunun Huyu

Haber şudur (ve şuradan kaynağına erişilebilir):

... Bugüne kadar yaptırdığı estetik operasyonlarla adından sıkça söz ettiren Bülent Ersoy, Türkiye'de çok az insanın uygulattığı yeni bir yönteme daha imza attı. Bir süredir 'Bana sözünü dinlettiren tek doktor' dediği doktoru Mustafa Karataş'a giden ünlü diva, yarın Açıkhava'da vereceği konser öncesi yüzüne gençlik aşıları yaptırdı. Medikal estetik uzmanı Dr. Mustafa Karataş, Diva'ya düşük yapan kadınların bebeklerinden alınan cenin kök hücrelerinden bir kokteyl enjekte etti...


Muhteremin asalaklıktaki mârifeti Türk müziğinde işgâl ettiği yerden mâlum idi de, bu kadar olur muydu? Olmuş meğer.



13 Haziran 2009 Cumartesi

Aman Kâni; Bir Sazın Yapabileceği Şeyler Yap, Ötesine Geçme

Başlıktaki ifâde merhum Akagündüz Kutbay'a ait; birazdan başlayacak yine merhum Cinuçen Tanrıkorur (ud)- ve yine merhum Kâni Karaca (ses) atışmasında (halk ozanları geleneğinden ilhamla atışma dedik, marifetlerini yarıştıracaklar) udun en üst telinin verdiği boş sesin de altına inecek olan Kâni Karaca'ya söylüyor...
Ki Karaca, vaktiyle Kutbay'ın neyi ile girdiği benzer bir atışmada, uşşak olan makâmın karar perdesini, okuduğu kaside esnâsında koma koma yedirerek segâha çekip Kutbay'a "pes" dedirmiş, öyle anlatırlar.



Meraklısı hâdisenin teferruâtına buradan erişebilir.

14 Ocak 2009 Çarşamba

Ehl-i Tasallut 2



Karikatür Erdil Yaşaroğlu'ndan; ama bilerek, ama bilmeyerek, çok da uzak olmayan bir gelecekten hoş bir enstantane yakalamış..