28 Eylül 2008 Pazar

Prozodi


Herkes ezan okur, okuyabilir -meselâ bizim muhit cami müezzini, şaşırmaksızın her seferinde şahâdet kısmını "eşhedü en lâhe illâllah" diye okuyor; bir işin doğrusundan, defâlarca yapıldıkça muhakkak şaşılır, lâkin bizimki yanlıştan şaşmıyor, maşallah- lâkin Kâni Karaca ezanı, bir nakkaşın minyatürü, bir ebrûzenin ebrûsu, bir müzehhibin tezhibi, bir hattatın hattı gibi işler; kulak yoluyla beyni teğet geçerek -herhangi bir duyuya tâbiyet ihtiyâcı olmaksızın- kalbe sokar.


Rahmetlinin bir gün bir hatm-ı şerifi dinlerken, hatibin gâyet de makamsal kaidelere bağlı bir geçkisini "aaa, olmadı, olmadı; mânâyı bozdu" tepkisiyle karşıladığı rivâyet edilir, ki bu ifâde "prozodi nedir" sorusuna gayri hiç bir tanımla cevaba imkân bırakmaz.

Hiç yorum yok: