Herkes ezan okur, okuyabilir -meselâ bizim muhit cami müezzini, şaşırmaksızın her seferinde şahâdet kısmını "eşhedü en lâhe illâllah" diye okuyor; bir işin doğrusundan, defâlarca yapıldıkça muhakkak şaşılır, lâkin bizimki yanlıştan şaşmıyor, maşallah- lâkin Kâni Karaca ezanı, bir nakkaşın minyatürü, bir ebrûzenin ebrûsu, bir müzehhibin tezhibi, bir hattatın hattı gibi işler; kulak yoluyla beyni teğet geçerek -herhangi bir duyuya tâbiyet ihtiyâcı olmaksızın- kalbe sokar.
Nazariyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nazariyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Eylül 2008 Pazar
Prozodi
Herkes ezan okur, okuyabilir -meselâ bizim muhit cami müezzini, şaşırmaksızın her seferinde şahâdet kısmını "eşhedü en lâhe illâllah" diye okuyor; bir işin doğrusundan, defâlarca yapıldıkça muhakkak şaşılır, lâkin bizimki yanlıştan şaşmıyor, maşallah- lâkin Kâni Karaca ezanı, bir nakkaşın minyatürü, bir ebrûzenin ebrûsu, bir müzehhibin tezhibi, bir hattatın hattı gibi işler; kulak yoluyla beyni teğet geçerek -herhangi bir duyuya tâbiyet ihtiyâcı olmaksızın- kalbe sokar.
25 Temmuz 2008 Cuma
Salâ
Salâ, mâlum, peygamberimize övgü maksadıyla okunan, özü "allâhümme salli alâ seyidinâ muhammedin" olan, genelde salâvât olarak isimlendirilen dua türünün, minareden halka, yahut hâl-i hazırda cemaate okunan bir türevi.
Eskiden her sabah namazından önce, her öğlen, ikindi ve yatsı namazından sonra, sözkonusu vakit ezanının makâmından okunması da adet olan salâ, bugün sadece cuma namazına çağrı, cenaze duyurusu ve bazı yörelerde de sabah namazı vakit habercisi olarak okunuyor.
Eskinin çeşitliliğine mukâbil, bugünün yeknesaklığı, makâm hususunda da geçerli.
Erbab-ı musikiye, yukarıda bahsettiğimiz her salânın muhtelif makâmlarda okunması da kâfi gelmez, salâ okunurken güftenin peygambere övgü kısmına ilâveler yapılarak makâmlar arası geçkilerle salânın irticâlî kısmı uzatılır, Türk Musikisi'nde bir form olmasının hakkı verilirdi.
Nihâyetinde bugün duyduğumuz salâlar, muhtelif rivayetlere göre Itrî veya Hatip Zakiri Hasan Efendi'nin bestelediği dilkeşhâverân makâmındaki sabah salâsının basit çeşitlemeleridir.
Erbâbı okuduğunda, ölümü bile güzel kılan bir musiki olan salâ, "gelirsen ne âlâ, gelmezsen de banane" makâmında okunan ezanlar gibi aradan çıkarılan bir iş hüviyetine sokulduğundan, bugün daha çok yaşamak için bir sebep olabilir ancak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)